E-posta Adresi:. Takip Et. Türk tarihçilerin yakın Cumhuriyet tarihi hakkında objektif araştırma yapabilme hakkı ne yazıkki bulunmuyor. Oysa gerek cephelerde savaşmış, gerekse cumhuriyetin kuruluş sürecini görmüş insanlar hâlâ yaşıyor. Hâlâ canlı tanıkları var yakın Cumhuriyet tarihimizin. Bilal Dede, Vatan. Aradan seksen şu kadar yıl geçmiş olmasına rağmen bugün rejimin vatandaşlarına reva gördüğü bir kısım antidemokratik yasakların kaynakları bu röportajın satır aralarında kendisini gösteriyor. Satır aralarından beliren silüet mesela bugünkü başörtüsü yasağının kökenlerini resmediyor. Dal kırılmadan ucundaki yaprağın düşeceğini bilirdi… Bu adam asılacak dedi mi derhal! Vurulacak dedi mi derhal! Ha bu şapka meselesi yüzünden binlerce alim asıldı ki, eşi benzeri yok. Baktılar ki Mustafa Kemal Paşa hepsini asacak, kıracak…. Cumhuriyet ilan olunacağı zaman ecnebiler hep ayağa kalktılar. Bizim altı maddemiz var. Maddeleri sordu Mustafa Kemal Paşa. Masanın tahtası çatladı. Biz yanlarında yokuz. Tabii bizim karılar peçe, çarşaf, börük geziyordu, ikinci madde, fesi atacaksınız başınıza şapka koyacaksınız dediler. Geldik dördüncü maddeye. Sizin yazınız Osmanlı yazısı, bizim yazıdan yazacaksınız dediler. Yani Latince. Beşinci madde: Sizin tatiliniz cuma günü. Bizim gibi pazara alacaksınız dediler. Altıncı madde: Sizin yılbaşı martta bizim gibi ocağa alacaksınız dediler. İsmet Paşa geldi, anlattı. Mustafa Kemal Paşa hemen birinci emri verdi vilayetlere. Karılar açılacak. Burada, polis, jandarma, sokakta gezen karıların börüğünü hep dağıttı. Kimisi direndi, polis cop ilen vurdu. Ne karşı çıkacağız? Karılar hep açıldı. Şapkayı koymadılar başlarına… Kavgaya durdular. Bu sefer çok alim asıldı. Köy ağalarının, hocaların hepsi asıldı…. Yok canım… Öyle gerekiyordu bu millete. Öyle kabul edildi ki yağdan kıl çekmiş gibi… Hiç laf olmadı. Yazı, yılbaşı, tatil 4 sene ertelendi. Sonra bu üçü de kabul edildi. Asılmaz mı? Caminin oraya darağacını çektiler. İki genç alim asıldı. Sonra Cumhuriyet kuruldu. İşte bu İstiklal Mahkemeleri orada 10 sene kurulu kaldı.
Dönemin Genelkurmay 2. İtme derviş-i ¤abā-pūşa ģaķāretle nažar O da ģālince fenā milketinüñ şāhı geçer 5. Parlak ay ile dünyanın güneşinin savaşı gece gündüz kendisine parlaklık getirir. Bizi fırtınadan kurtar, bize yol ver, bir limana erkenden sığınalım. Şöyle žabš itdi cihānı ki ecelden ġayrı Kimsenüñ kimseye devrinde irişmez żararı
Özgür DURUŞ!
Abdullah AYDIN Mecmuaların edebiyat tarihi açısından önemi hakkında bilgi verilmiş; söz konusu mecmuanın çalışılan bölümü üzerinde biçim ve içerik incelemesi yapılmıştır. Bu üç büyük şairin haz manzumelerinin, klasik şiirimizin zevk ve safaya dönük çehresini aydınlatarak, şiirimizin üzerinde güneş gibi ışıldadığı gözlenmiştir. BÖLÜM 1. ŞAPKA YÜZÜNDEN KELLESİ GİDENLER Türk tarihçilerin yakın Cumhuriyet tarihi hakkında objektif araştırma yapabilme hakkı ne yazıkki bulunmuyor. BİR SİYASAL KATILIM ARACI OLARAK WHATSAPP.XI, Tarihî Coğrafya, yay. Ezelden şāh-ı ¤ışķuñ bende-i fermānıyuz cānā Maģabbet mülkinüñ sulšān-ı ¤ālì-şānıyuz cānā 2. O sapık katilide İngiltere istedi diye ilk mahkemede serbest bırakırlarsa hiç şaşırmam. Sevgiliden ayrılmanın acısını tatmıştı. Devlet sunarsın? Ben birisine köpek hediye ettiğim zaman o kişi buna ev ortamında kapalı alanda baktığı zaman o kişinin kesinlikle hayvan ile aynı ortamda kapalı alanda nefes almış olması bile takip eden senelerde kendisinde kendisinde kanserin çıkması ve ölmek demek. İzinsiz yayınlanamaz. Sadece kabul ehli bizi reddetmesin bize yeter. Muzaffer Kılıç, ArĢ. Dünyada gün gibi onun yerini göklerin burcuna çıkarır. Hüsnüñ ķatında šoġa šoġa döndi her biri Ĥūrşíd ü māh eyler iken ŝubģ u şām baģŝ 6. Korsan ol, kısacası dünyadan uzaklaşıver. Kemalizm adına inançlı halkı bu tür kimseler ezdi onlarca yıl boyunca. Forsa: kuvvetle, hızla. Yönetim sabatayist hemde Arap düşmanı. Oldı deryā-yı eşküme nisbet Günbed-i çarĥ-ı níl-reng ģabāb Ġam-ı devrān-ı dūnı çekme yüri Bāķíyā ol hemíşe mest ü ĥarāb 6. Evvel vefāya va¤deler itmişdüñ ey ŝanem Cevr itdüñ āĥir eylemedüñ va¤deye vefā 5. Tam böyle düşünürken Akife Tandoğan diye bir kadının taşına denk geldim. Frenklere benzeme korkusuyla bazı illerde kalkışmalar olduysada bunlar idamla ve ağır hapis cezaları ile karşılık buldu. Ya fatih çok kötü yaşayan biriydi yada zehirlendiği için cesedi şişti. İsim vermemem onların bunları yazdığımdan haberleri olmamasından. Devlet nüfuzu, kuvveti istersen gögsündeki aşk yaralarını, kızgın demirle vurulmuş yaraları yak; bilirsinki her yıldız saadet bahşetmez. Alevi dedelerinin sakalları zorla kazındı. Karılar hep açıldı. Mezarı açılır incelenirse kendisinin zehirlendiğide anlaşılır.